
Kesin hak edişi ihtirazi kayıtla imzalayan ancak dilekçeyi bir gün sonra imzalayan yüklenicinin itirazının kabul edilmeyeceği hakkında.
-KARAR-
Yargıtay 15. HD.
E: 2007/2883
K.O:2008/4110
T:19.06.2008
Taraflar arasındaki 24.08.1995 tarihli sözleşmenin 2/F madde si uyarınca Bayındırlık işleri Genel ş�artnamesi sözleşmenin eki olarak kabul edilmiştir, işin 11.01.2002 tarihli olurla tasfiyesine karar verilmiş, oluşturulan Tasfiye Komisyonu kararı 1 1.03.2002 tarihinde onanmıştır. Tasfiye kesin hakedişi ve kesin hesabında yüklenici şirketin 141.095,20 YTL alacaklı olduğu belirlenmiş davacı yüklenici şirket temsilcisi 01.10.2002 tarihinde itiraz kaydıyla tasfiye kesin hakedişi ve kesin hesabı imzalamıştır. Davacı yüklenici şirket tarafından tasfiye kesin hakedişi ve ke sin hesabına konulan itiraz kaydı nedeniyle bu dava açılmış, davacı vekili fazla haklarını saklı tutarak 50.000,00 YTL istekte bulunmuş, daha sonra 14.10.2005 tarihinde harçlandırdığı ıs lah ile isteğini 812.000,00 YTL daha artırmıştır.
Bayındırlık işleri Genel ş�artnamesinin 47. maddesinde söz leşmenin tasfiyesi durumu düzenlenmiş, maddenin son pa ragrafında hesap kesme hakedişi yönünden şartnamenin 40. maddesine atıfta bulunmuştur. BİGş�.nin 40. maddesinde de hakedişe itirazın şekli yönünden 39. maddeye atıfta bulunul muştur. BİGş�.nin 39. maddesinde itirazın idareye verilen”… tarihli dilekçemde yazılı itirazi kayıtla” cümlesinin yazılarak imzalanmasının gereğine değinilmiştir. Bu düzenlemeye göre itiraz dilekçesinin daha önce idareye verilmesi veya en geç itiraz kaydının konulduğu tarihte verilip eklenmesi gerekmek tedir. … Somut olayda yüklenici şirket temsilcisi tasfiye kesin hakedişini ve kesin hesap fişini itiraz kaydıyla imzalamışsa da itiraz dilekçesi daha önce verilmeyip itiraz tarihinde de hakedi şe eklenmeyip itiraz BİGş�.nin 39. maddesine uygun yapılmadı ğından, itiraz dilekçesi bir gün sonra 02.10.2002 tarihinde veril diğinden tasfiye kesin hakedişine ve kesin hesap fişine yapılan itirazların geçerli kabul edilmesi mümkün değildir. Bu şekilde tasfiye kesin hakedişi ve kesin hesap fişinin itirazsız olarak ke sinleştiğini kabul etmek gerekir. Bu durumda açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tasfiye kesin hakedişinin ve kesin hesap fişinin kesinleştiği gözden kaçırılarak, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kara rın bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davalı ya rarına bozulmasına … 550,00 YTL vekalet ücretinin davacı şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı iş sahibi idareye verilmesine, ödediği temyiz peşin har cının istek halinde temyiz eden davalı il Özel idaresine geri verilmesine, 19.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.